Pages

Subscribe:

Ads 468x60px

Cumartesi, Kasım 12

Aydınlananlar Kulübü (Notlar)

  • Cuma-Cumartesi akşamları dışarı çıkmayanlara yönelik kötü bir bakış seziyorum. Gençler buna gerek yok. Ben evcimen bir tip olabilirim ya da sık sık dışarı çıkmak beni sıkabilir. İnsanların bu konuda "neee cumartesi akşamı evde mi oturuyosooooaann!" tarzında yorumlarına ne kadar ihtiyacımız var tartışılır.

  • Geçen hafta benim adıma bir "Aydınlanma" haftası olarak tarihe geçti.  Öncelikle şunu belirteyim: Burçlar konusu benim için son derece basit ele alınabilecek bir konuydu. Burç dendiğinde aklımda beliren temel figür upuzun kırmızı ojeli tırnakları ve oje rengine uygun gözlük camlarıyla bir Rezzan Kiraz figürüydü ve genelde pek okunmayan gazete köşeleriydi. Bir de şöyle düşünürüm: 100 kişilik bir deney grubu alalım ve bu gruptaki insanların tamamı aynı burçtan olsun. Onlara burçlarının durumundan dolayı işlerinde terfi edeceklerini ve mavi renkte bir elbise giyen bir kadın/adamla tanışıp sevgili olacaklarını söyleyelim. Bu bize iki farklı durumu gösterir. Birincisi 100 kişi içinden en az 6 kişi o hafta işinde terfi aldığı takdirde bu 6 kişi gerçek anlamda burçlara inanmaya başlarlar ve burç sayfalarını daha dikkatli okurlar. İşin diğer boyutuysa benim "fal sendromu" adını verdiğim, kişinin gelecekte olacağını kesinlikle düşündüğü bir şeye karşı saplantı geliştirmesi durumudur. Bu kişilere mavi elbiseli insanlarla tanışıp sevgili olacaklarını söylerseniz, mavi elbiseli insanlara daha fazla dikkat göstermeye başlarlar ve algıda seçiciliğin kurbanı olurlar. Evet bunlar genel anlamda benim burçlarla ilgili düşüncelerimin özetiydi. Ta ki ekşisözlükteki "balık burcu" başlığındaki tüm entryleri okuyuncaya kadar. İnanılmaz biçimde başlıktaki entrylerin çoğunluğunun benim karakter özelliklerimle uyum sağladığını fark ettim. (Evet balık burcuyum). Bu benim için düşünsel bir devrimdi. Yüzlerce posttaki karakter özellikleri tuhaf biçimde balık burcuna mensup kişiler arasında benzerlik gösteriyordu. Sonuç olarak "burçlara fazla inanmıyorum ama bir balık burcu realitesi var." Artık burç sayfalarını daha ivedilikle okumaya karar verdim. Çünkü bu burç konusunda yoğun çalışmalar yapmış Sümerler,Mayalar gibi medeniyetlerin kullandığı "arı astronomi biliminin" gerçeğe son derece yakın olduğunu düşünüyorum. Zaten ne varsa eski insanlarda var azizim.

  • Poğaça ve fındıklı Damak çikolatayı bir arada denediniz mi? Eğer denemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz demektir. Alakasız olduğunun farkındayım ancak denediğinizde beğenmezseniz paranız iade. Şaka be ne para iadesi. Beni bağlayan birşey yok sonuçta. İster deneyin ister denemeyin ama bence deneyin. Mükemmel uyum sağlıyorlar.

  • Facebook'ta fazla muhabbetleri olmayan yabancı insanların birbirlerine "sizli bizli" hitap etmelerine gül gül ölüyorum ve bu naziklikten ölen insanları sokaklarda da görmek istiyorum. Bilhassa yol verme konusunda kavga ederken duyduğunuz akla zarar küfür ve hitap şekillerini hatırladığınızda bana hak verecekseniz. Aslında ne kadar kibar bir toplummuşuz da haberimiz yok. Facebook sağolsun öğrenmiş olduk. 

  • Twitter'da bio bölümüne "social media specialist" yazınca karizmatik olduğunu sananlar var. Bana sorarsanız "sosyal medya uzmanı" da aynı derecede karizmatik değil. Çünkü sosyal medya uzmanı olmak artık karizmatik değil.  Tabi ki web vb. alanlarda eğitim almış, sosyal medya konusunda workshoplarla kendilerini geliştirmiş insanları tenzih ederim. Onlar yazsın abi "sosyal medya uzmanı" diye. Herkes sosyal medya uzmanı bu ülkede. Tıpkı herkesin photographer/fotoğrafçı olduğu gibi. Neyse bu aralar siyah beyaz çekilmiş kedi resimlerinde bir azalma var neyse ki.

  • Yeni ev almış bir arkadaşınızın evine ilk defa gidecekseniz ve hediye almaya niyetliyseniz kesinlikle borcam almayın. Çünkü böyle durumlarde herkes borcam alır. Dev borcam kuleleri mutfakları süsler. Gerek yok derim ben. 

  • Özel sektörden bu kadar nefret etmeyin gençler. Unutmayın hiçbir kurum size pragmatizmi bedava öğretirken bir yandan da para ödemez. Evet Türk özel sektörü, "ayak kaydırma", "çıkarcılık" ve dünyadaki muadillerine bile taş çıkartacak boyutta paraya-kar etmeye endeksli hatta buna ayaklarından zincirli. Yapmayın etmeyin. Kimse size bedava çalışın ya da kazanç sağlamadan yatırım yapın demiyor. Ancak hedef sadece para olmamalı. İnsan hayatını kolaylaştırmak, dünya ve insanlık medeniyet mirasına katkı sağlamak, kültür oluşturmak öncelikli hedef olabilir pekala. Eğer bunların traş(!) olduğunu düşünüyorsanız hazır olun. İş dünyasına yepyeni bir kar etme manyağı adımını atmak üzere demektir.

0 yorum:

Yorum Gönder