Toplumdaki kurallar bütünü beni boğuyor. Ruhum sanki cam parçalarıyla dolu bir blender’ın içinde ordan oraya savruluyor gibi. Bir an olsun özgür ve mutlu hissedebilmek için umut eder hale geldik. Sınavlar bizi özgürlüğümüzden uzaklaştırıyor, yaratıcılığımızı öldürüyor. Odamdaki, okulumdaki, internetteki karmaşa beni bezdiriyor. Aslında çok daha basit, çok daha zengin ve dolu dolu yaşamak mümkün. Azlıktan yana olarak mümkün. Çünkü az çoktur. Sade,doğal olan zengindir-mutludur. Sade-doğal güzellik bir kadının en güzel olduğu halidir. Elbette bakım önemsizdir demiyorum. Doğal güzellik başka bir şeydir. Her kadında olmaz. Böyle insanları gördüğünüzde kolaylıkla tanırsınız. Yüzlerine bakarken ruhlarına baktığınızı hissedersiniz. Bir de kapsamlı olmakla karmaşık olmayı birbirinden ayırmak gerekir. Kapsamlı olan her şey karmaşık olmak zorunda değildir. Kolay algılanabilir biçimde ayrılmış bir yapı karmaşık olmaz.
İhtiyacınız olan araçları sizden daha iyi kimse bilemez. Örneğin, her ay yeni cep telefonu almanıza gerek yok ya da yüzlerce ayakkabıya. Sadece makul ölçüde olması yeterli. Evlerimizin dekorasyonları o kadar kötü ki. Şehirlerin hengamesinde trafikte çılgın kalabalıklar tarafından oradan oraya savrulduktan sonra en azından kendi evimizde, yaşam alanımızda az da olsa özgür hissetme hakkımız olması adil değil mi? Fakat evlerimiz o kadar dolu ve sıkışık ki nefes almayı imkansız hale getiriyor. Odanıza bir göz gezdirin şimdi. Kullanmadığınız işe yaramayan ne kadar saçmalık var? Ben hepsini attım odamdan. Sizin için de geç değil. Artık odamda nefes alabiliyorum. Şunu kabul ediyorum. İnsan doğası,fikirleri ve beyin yapısı karmaşık ve bana göre bu karmaşıklığı zenginlik ve gelişmişlik olarak kabul edilebilir bir canlı. Çevremizdeki dünyayla ve başka insanlarla aramızdaki ilişkiler de son derece komplike ve kolayca ele almayı zorlaştırıyor ama bunu kendimiz ve dünya için daha fazla karmaşık yapmaya gerek var mı? Bence yok. Bundan sonra az yiyin, az tüketin ve çok üretin. Az yaşamayın aksine gereksiz detayları azaltarak daha dolu yaşamaya bakın. Günün birinde büyük mavi’den göçüp gideceğiz. Ölümün yaklaşmakta olduğu o son dakikalarınızda aklınıza gelecek mutlu anılarınız, gereksiz detayların gerisinde kalırsa bir şeyleri değiştirmek için artık çok geç demektir.



0 yorum:
Yorum Gönder